Son zamanlarda bende enteresan bir duygu belirdi. Aslında bu duygu ilk defa ''teyze'' lafını duyduğumda meydana çıktı ve o günden beri midemde yerleşik hayata geçmiş durumda. Ah Damla bana ne yaptın? Tamam 8 yaşındaki bir çocuk bana ''teyze'' diyebilir. Bu durumda bir anormallik yok ama Damla bana ''teyze'' dediğinden beri kendimi ''teyze'' hissediyorum. Böyle bir yaşlanmışlık hissi, eyvah yıllar geçiyor, ömür gidiyor falan... Sanki az ömrüm kaldığını öğrenmişim de bu zamanı değerlendirmem gerekiyormuş gibi. Gidip gelip aynalara bakmalar, kırışık hesabı yapmalar, aman sağlıklı beslenelim, dur spor da yapalım derken kozmetik masrafı da çıktı. Maddi manevi çöküntüdeyim şu an...
Damla sen bana ne yaptın?
Güzel güzel bir olayı anlatıyordu ki şu an olayın ne olduğunu hatırlamıyorum. Çünkü ''teyze'' kelimesini duyduktan sonra anlattığı olayın ne olduğunu unuttum. ''Teyze''den sonrasını ise hiç duymadım:))
Ben de şöyle bir tepki oldu:
-Ne? teyze mi?( Ve yutkundum, doğru mu duydum diye düşündüm; olayı idrak ettim ayrıca durumu sindirdim)
-Abla de istersen Damla!
(Aradan iki saniye geçtikten sonra)
-Ne ablası hatta Canan de!!
Velhâsıl yaklaşık 1,5 aydır ''teyze''yim. Ve anladım ki ''teyze'' olmak zormuş ya...:)
7 Mayıs 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)