Niye seviyorum yaşamayı bu kadar çok?
Yaşadığım her şeyi ''yaşamam gerekiyormuş'' deyip katlayıp kenara koyuyorum. Bazen sevinçlerimi yaşıyorum bazen üzüntülerimi ... Üzüntülerimi kırıştırıp fırlatıyorum göremeyeceğim bir yere. Yaşadıklarımdan pay çıkarıyorum,payların karesini alıyorum;biriktiriyorum bulabileceğim bir yerde...
İnadına yürüyorum...
Beni kırsa bile ,üzse bile tamir ediyorum.'' Kimse görmeden'' sarıyorum yaralarımı, çabuk çabuk iyileştiriyorum. Hiçbir şey olmamış gibi yürüyorum.Eğmiyorum başımı, taşıyorum ruhumu,ilerliyorum...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Niye'si yok işte, hayat öyle bir şey...
YanıtlaSilHayat, en kurak-umutsuz- anlarda...
Yağmurun yağması gibi...
Bazen düşündürücü, bazen kafa karıştırıcı...
5 harf sadece, H, A, Y, A, T.
İngilizlerin önem vermedikleri için 4 harfe düşürdüğü şey... LIFE...
Hayat mı?
Hayat dediğin ekmek arası peynir-domates ikilemesi...
Bu arada, hoşgeldiniz hocam. Nice yeni yazılara :)
Hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır diyor bir şair.Gerçekten doğru bir söz.Ne yaşayacaksan onu yaşarsın; ne yaşadıgını geri alabilir ne de ileriyi görebilirsin.Hayat aslında bizim çizmediğimiz ama içinde bulundugumuz bir kompozisyon; yalnızca 3 bölümden oluşan bir kompozisyon; giriş-gelişme-sonuç.Giriş bölümünde; yaşadıklarımızın sebebını bilmeden yaşıyoruz, hayaller kuruyoruz güzel hayaller..Gelişme bölümü; herşeyin tam anlamıyla farkına varıldıgı zamandır, gözyaşlarıyla tanıştıgımız ve hayata atıldıgımız, sevmek-sevilmek nedir farkına vardıgımız bölümdür.Aslında bizim de hiç sevmediğimiz bölümdür gelişme bölümü.En sevdiğimiz ve rahat oldugumuz bölüm ise girişti, hayatın başlangıcı..Sonuç bölümünü sorarsanız işte onu ben de bilmiyorum..Zamanı gelince hepimiz görücez..
YanıtlaSilsenin düşüncene göre sonuç bölümü ''keşke''lerin bölüm çiğdem...maalesef
YanıtlaSil