21 Haziran 2010 Pazartesi
.......
Susmak istiyorum; soru sormak ya da cevap vermek istemiyorum. Kendi seslizliğimin gürültüsünde kaybolmak istiyorum. O kadar sessiz ama bir o kadar da sesliyim; sürekli kendi kendime sorular sorup cevaplar arıyorum ya da kendimce cevaplar veriyorum. ''Doğru olan ne ? ''diye soruyorum. Aklını kullan diyorum kendime. Doğru olan bu. Bugün bir arkadaşımı kaybettiğimi öğrendim. Yani yaşıyor ama bensiz yaşıyor artık; buna sebep olan ne, ne yaptım bilmiyorum ama içimde bir acı var. Boğazımda da kocaman bir düğüm. O benim en eski arkadaşımdı, çocukluk arkadaşım. Güle güle arkadaşım; mutlu ol; iyi ol...
7 Mayıs 2010 Cuma
Damla bana ''teyze'' dedi...
Son zamanlarda bende enteresan bir duygu belirdi. Aslında bu duygu ilk defa ''teyze'' lafını duyduğumda meydana çıktı ve o günden beri midemde yerleşik hayata geçmiş durumda. Ah Damla bana ne yaptın? Tamam 8 yaşındaki bir çocuk bana ''teyze'' diyebilir. Bu durumda bir anormallik yok ama Damla bana ''teyze'' dediğinden beri kendimi ''teyze'' hissediyorum. Böyle bir yaşlanmışlık hissi, eyvah yıllar geçiyor, ömür gidiyor falan... Sanki az ömrüm kaldığını öğrenmişim de bu zamanı değerlendirmem gerekiyormuş gibi. Gidip gelip aynalara bakmalar, kırışık hesabı yapmalar, aman sağlıklı beslenelim, dur spor da yapalım derken kozmetik masrafı da çıktı. Maddi manevi çöküntüdeyim şu an...
Damla sen bana ne yaptın?
Güzel güzel bir olayı anlatıyordu ki şu an olayın ne olduğunu hatırlamıyorum. Çünkü ''teyze'' kelimesini duyduktan sonra anlattığı olayın ne olduğunu unuttum. ''Teyze''den sonrasını ise hiç duymadım:))
Ben de şöyle bir tepki oldu:
-Ne? teyze mi?( Ve yutkundum, doğru mu duydum diye düşündüm; olayı idrak ettim ayrıca durumu sindirdim)
-Abla de istersen Damla!
(Aradan iki saniye geçtikten sonra)
-Ne ablası hatta Canan de!!
Velhâsıl yaklaşık 1,5 aydır ''teyze''yim. Ve anladım ki ''teyze'' olmak zormuş ya...:)
Damla sen bana ne yaptın?
Güzel güzel bir olayı anlatıyordu ki şu an olayın ne olduğunu hatırlamıyorum. Çünkü ''teyze'' kelimesini duyduktan sonra anlattığı olayın ne olduğunu unuttum. ''Teyze''den sonrasını ise hiç duymadım:))
Ben de şöyle bir tepki oldu:
-Ne? teyze mi?( Ve yutkundum, doğru mu duydum diye düşündüm; olayı idrak ettim ayrıca durumu sindirdim)
-Abla de istersen Damla!
(Aradan iki saniye geçtikten sonra)
-Ne ablası hatta Canan de!!
Velhâsıl yaklaşık 1,5 aydır ''teyze''yim. Ve anladım ki ''teyze'' olmak zormuş ya...:)
15 Nisan 2010 Perşembe
bir varmış bir yokmuş...
Tertemiz giyinmişim. Açık sarı bir takım. Elimde yeni koparılmış bir papatya, yeşillikler içindeyim. Güneşli bir gün.Hava ılık;hafif,tatlı bir rüzgar esiyor. Savuruyor kızılımsı, düz, parlak saçlarımı. Yüzümde ufak bir tebessüm.Hafif başım öne eğik.Gözlerimde ışıltı ve hafif bir şimarıklık.Saçlarım omuzlarımda, miniciğim daha.4-5 yaşlarındayım.Öyle saf, öyle temiz. Dünyayla hayatla hiçbir derdim yok.Yarın kaygım yok. Hayatla ilgili düşüncelerim ne? Acaba ''hayat'' ne demek onu biliyor muyum?
Çocukluk fotoğraflarımı çok seviyorum. kendimi özlüyorum... Yine her şeyden habersiz olmak istiyorum.
''O fotoğraftaki kız'' olmak istiyorum...
Çocukluk fotoğraflarımı çok seviyorum. kendimi özlüyorum... Yine her şeyden habersiz olmak istiyorum.
''O fotoğraftaki kız'' olmak istiyorum...
7 Nisan 2010 Çarşamba
Niye?
Niye seviyorum yaşamayı bu kadar çok?
Yaşadığım her şeyi ''yaşamam gerekiyormuş'' deyip katlayıp kenara koyuyorum. Bazen sevinçlerimi yaşıyorum bazen üzüntülerimi ... Üzüntülerimi kırıştırıp fırlatıyorum göremeyeceğim bir yere. Yaşadıklarımdan pay çıkarıyorum,payların karesini alıyorum;biriktiriyorum bulabileceğim bir yerde...
İnadına yürüyorum...
Beni kırsa bile ,üzse bile tamir ediyorum.'' Kimse görmeden'' sarıyorum yaralarımı, çabuk çabuk iyileştiriyorum. Hiçbir şey olmamış gibi yürüyorum.Eğmiyorum başımı, taşıyorum ruhumu,ilerliyorum...
Yaşadığım her şeyi ''yaşamam gerekiyormuş'' deyip katlayıp kenara koyuyorum. Bazen sevinçlerimi yaşıyorum bazen üzüntülerimi ... Üzüntülerimi kırıştırıp fırlatıyorum göremeyeceğim bir yere. Yaşadıklarımdan pay çıkarıyorum,payların karesini alıyorum;biriktiriyorum bulabileceğim bir yerde...
İnadına yürüyorum...
Beni kırsa bile ,üzse bile tamir ediyorum.'' Kimse görmeden'' sarıyorum yaralarımı, çabuk çabuk iyileştiriyorum. Hiçbir şey olmamış gibi yürüyorum.Eğmiyorum başımı, taşıyorum ruhumu,ilerliyorum...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)